?>

3 Evre Akciğer Kanseri

 

3 EVRE AKÇİĞER KANSERİ

Akciğer kanseri ülkemizde en çok görülen kanserlerin başında yer almaktadır. Akciğer kanseri neticesinde hasta tümörlerin büyümesine bağlı olarak hızla tükenmekte ve kısa süre içinde yaşamını kaybetmektedir.

Akciğer kanserinin ileri boyutlarda lenf bezlerine yayılmış haline 3 evre akciğer kanseri denilir. Yaşam oranı %5 – %35 oranında ve en fazla yaşam süresi ise tedaviye yanıt verenlerde 5 yıla kadar çıkabilmektedir.

Ne yazık ki günümüzdeki sağlık teknolojisi, akciğerin 3. evreye gelmiş şekliyle hastanın sadece daha fazla yaşamasına çalışmaktan öteye bir şey yapamamaktadır.

AKCİĞER KANSERİ EN FAZLA SİGARA İÇERNLERDE GÖRÜLÜR

Akciğer kanseri en fazla sigara içenlerde rastlanılan bir hastalıktır. Bu nedenle sigara yüzünden kişinin öksürüğe yakalanması bazen akciğer kanseri varlığının fark edilmemesine neden olmaktadır.

Sigara içen Hastalar, öksürüğünü normal karşılamakta ve çoğu zaman doktora görünmek gereği hissetmemektedir. Bazen başlangıç aşamasında basit operasyonlarla tamamen akciğer kanseri önlenebilecek iken işte bu ihmal hastalığın içten içe sinsi şekilde ilerlemesine neden olabilmektedir.

Akciğer içerisindeki tümörler birinci ve ikinci evreyi aştıktan sonra artık hastanın kurtuluşu mucizelere kalmış duruma gelir. Hemen akabinde 3 evre akciğer kanseri,  lenf bezleri ve diğer organlara akciğer tümörü hızla yayılmaya başlar. Halsizlik, öksürük ile tükürükte kan görülmesi ve nefes darlığı hızla artar.

KEMOTERAPİ VE RADYOLOJİ

Bilindiği üzere 3 evre akciğer kanseri teşhisi konulan hastaların tedavisinde kemoterapi ve radyoloji sıklıkla uygulanan yöntemlerdir. Bunda hedeflenen amaç tümörlü hücrelerin ortadan kaldırılması ve yayılmasının engellenmesidir.

Hastanın bu aşamada akciğerine yayılan tümörler diğer organlara zarar vermeden evvel ameliyatla alınabilirse hastanın yaşama ihtimali daha da fazla artabilmektedir. Çoğu durumda kemoterapi ve radyoloji tedavisine yanıt veren hastalarda ameliyatla yaşama tutunma şansları bulunmaktadır.

KANSER TEDAVİSİNDE BİLİM İFLAS ETMİŞTİR

Bilimin ve teknolojinin geldiği bu safhada kanser tedavisi ve kanser konusunda gelişmeler yeterli durumda değildir. Maalesef bilim, kanser karşısında yenik düşmüş ve iflas etmiştir.

Sağlık Bakanlığının çoğu dışardan ithal kanser ilaçlarına verdiği destek ise hızla azalmakta hatta bazı ilaçlar Sgk sağlık güvencesi kapsamından çıkarılmıştır.

Ülkemizde bir yandan kanser konusunda bilimsel yöntemlerle umut vadedenler olduğu gibi alternatif yöntemlerle bitki tedavisi ile kanserli hastalara umut verenler bulunmakta. Bunların çoğu ise fiyasko ve hayal kırıklığından öteye geçememektedir.

                                                 DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR DAHA FAZLA MESAİ SARF ETMELİ

Kemoterapi ve Radyoloji ile hastanı yüksek oranda radyasyona maruz bırakılması bir yandan kanser tedavisini amaçlarken diğer yandan da diğer organların tahrip olmasına ve hastanın hızla zayıf düşmesine neden olmaktadır.

Gerek akciğer kanseri ve gerekse diğer kanserlerde Çağımızda kemoterapi ve radyolojinin de ötesinde tedavi yöntemlerine olan ihtiyaç hızla artmıştır.

Kanser tedavisinde kanserin yayılmasının azaltılmasının amaçlandığı tedavi yöntemlerinde daha fazlasına ihtiyacımız vardır. Kanser konusunda özel sektörün ve devletin işbirliği içinde daha fazla mesai sarf etmekten başka çaresi yoktur.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir