porno izle
Akciğer Kanseri 3. Evre | Akciğer Kanseri

Akciğer Kanseri 3. Evre

Akciğer Kanseri 3. Evre

Kanser, çeşitli dokularda tümörlü hücreler bulunması ile meydana gelen bir hastalıktır. Son zamanlarda oldukça artış göstererek insanların korktuğu hastalıkların başında gelmektedir. Bunun sebebi ise hala yeterli tedavinin bulunamamış olmasıdır. Birçok türü bulunan kanserden en büyük riski taşıyan akciğer kanseri olarak belirlenmiştir. Hayati bir organımız olan akciğerde meydana gelen tümörleri erken tanı ile teşhis etmek oldukça zordur.

İlk aşamalarda pek bir bulguya sahip olmayan hastalık ileri aşamalarda birçok belirti gösterebilir ancak bu da insanın yaşam şansını düşürmektedir. Akciğer kanseri genel olarak iki gruba ayrılmaktadır. Kanserli dokunun mikroskop altındaki görüntüsüne göre küçük hücreli akciğer kanseri veya küçük hücreli dışı akciğer kanseri olarak meydana gelmektedir.

Küçük hücreli dışı akciğer kanseri genellikle hastaların %75lik kısmında görülen bir türüdür. Küçük hücreli akciğer kanseri ise bunun aksine çok nadir görülür ancak yayılması oldukça hızlıdır. Teşhisi yapıldığı sırada genellikle etrafındaki organlara yayılmış bir hücre ile karşılaşılmaktadır.

Başlıca nedenleri arasında sigara tüketimi veya tüketildiği yerde bulunulması, asbest, radon ve verem hastalığı yer almaktadır. Sigaranın en bilinen neden olduğu ve tüketiminin azalması ile de akciğer kanserinin oranında azalma görüldüğü belirlenmiştir. Asbest, solunum yollarını oldukça büyük bir tahribata uğratan bir maddedir. Radon ise, evde veya toprakta bulunmakta olan radyoaktif niteliğe sahip bir gaz türüdür. Verem hastalığı geçiren bir hastanın akciğerinde ise sonradan kanser meydana gelme olasılığı yüksektir.

Akciğer kanseri sonrası meydana gelebilecek dört evre mevcuttur. Birinci evre, hastalığın hiçbir organa atlamadığı ve beş santimetreden küçük bir tümöre sahip olan evredir. Yakındaki lenf bezlerine atlamış ancak çok fazla yayılmamışsa buna ikinci evre denir. Üçüncü evrede ise kanserli dokunun büyüklüğü yedi santimetreden daha büyüktür ve ana bronşu tıkamış ya da akciğerin dışındaki lenf bezlerine yayılma göstermiştir.

Böbreküstü bezi ve karaciğer gibi uzaktaki organlara yayılma gösteren akciğer kanseri ise dördüncü evreyi temsil etmektedir. Üçüncü evre için konuşacak olursak, tedavi yöntemi en başta kemoterapi ve radyoterapi olarak belirlenir. Ancak kanserli doku akciğer dışındaki lenf bezlerine henüz yayılma göstermemişse ilk olarak ameliyat da uygulanabilmektedir. Başta kemoterapi ve radyoterapi uygulamasından olumsuz sonuç alınması dahilinde ameliyat uygulanmaktadır.

Üçüncü evre hastalığın oldukça ileri bir evresi olması sebebiyle yaşam şansları da düşüş göstermektedir. Üçüncü evre bir akciğer kanseri hastası birey için yapılan araştırmalarda bir yıllık yaşam şansı %35 iken beş yıllık yaşam şansı iseolarak belirlenmiştir.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir