?>

Akciğer Tüberkülozu

Akciğer Tüberkülozu

Akciğer tüberkülozu nedir, nasıl bulaşır, tüberkülozun belirtileri nelerdir ve tüberküloz nasıl tedavi edilir?

 Akciğer tüberkülozu , halk arasında bilinen adıyla verem , akciğerlere solunum yoluyla giren mycobacterium tuberculosis adlı mikrobun  yol açtığı  bulaşıcı ve süreğen bir hastalıktır. Her yıl yaklaşık 8,7 milyon insan bu hastalığa yakalanmaktadır.  Yaklaşık 2 milyon insan tüberküloz nedeniyle hayatını kaybetmektedir.  Türkiye,  hastalığın sık görüldüğü ülkelerden biridir. Bu sebeple bilinçlenilmesi gereken bir  hastalıktır.

Hastalığın  ilerlemesi ve ölümcül boyutlara ulaşması açısından riskli kişiler şunlardır : Vücut dirençleri düşük olduğu için 5 yaş altındaki çocuklar ve  yaşlılar; şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı, aids, kanser gibi hastalıklara sahip olanlar ; tüberkülozlu bir hastayla aynı ortamda yaşayanlar;  hastalığın yaygın olduğu yerlere seyahat edenler; organ nakli geçirenler,  alkol ve uyuşturucu madde bağımlıları;  kortizon tedavisi görenler  risk altındadır.

Tüberkülozun ilk durağı akciğerdir. Ancak basiller solunum yoluyla alındıktan sonra kan ve lenfatikler yoluyla bütün  organ ve  dokulara yayılabilir. Yayıldığı organlarda ağır  iltihap meydana getirir ve organlar fonksiyonlarını yitirir.

Akciğer tüberkülozunun  genel belirtileri;  ateş,  ani kilo kaybı , gece terlemesi, iştahsızlık ve halsizliktir. Akciğere özgü belirtiler ise haftalardır süren inatçı öksürük, balgam , kan tükürme, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır.  Belirtiler sinsice ilerler. Hasta, hastalığını basit bir durum zannedebilir. Bu durum hastalığın daha çabuk ilerlemesine  ve hastanın bilmeden çevresine mikrop saçmasına neden olur. Bu yüzden iki haftadan uzun süren öksürük ve diğer belirtilerin bazılarını kendinde hisseden kişilerin bir Göğüs Hastalıkları uzmanına   veya sağlık merkezlerine muayene olmaları;  hem kendi sağlıkları, hem halk sağlığı açısından gereklidir.

Doktor hastanın şikayetlerini dinledikten sonra akciğer filmi isteyecektir. Akciğer filmi sonuçlarında tüberkülozdan şüpheleneceği  bir bulguya rastlarsa , kesin tüberküloz tanısı koyabilmek amacıyla  mikroskobik inceleme için balgam örneği alır. Hastalığın hangi organlara sıçradığını tespit edebilmek için idrar, mide sıvısı gibi örnekler de alınabilir.  Tüberkülozu kesinleşmiş olanlarla birarada yaşayan kişilere de tüberküloz basilini taşıyıp taşımadıklarını tespit için PPD isminde bir test uygulanır. Eğer test pozitif çıkarsa hasta üzerinde yapılan testler bu kişilere de yapılır.

Ülkemizde bulunan Verem Savaş Dispanserleri bu hastalığın tanısı, tedavisi ve takibini ücretsiz olarak yapmaktadır. Eskiye nazaran akciğer tüberkülozu artık tedavi edilebilir bir hastalıktır. Ölüm riski , gelişen sağlık imkanlarıyla birlikte azalmıştır. Fakat AIDS hastalığındaki artış, hastalığın yaygınlığının artmasına neden olmuştur.

Çocuklarda BCG aşısı, tüberküloz açısından koruyucu bir önlemdir.  Ancak yetişkinlere bu aşının faydası yoktur. Tüberküloz olan çocukların, hastalığı bulaştırma riski ise yok denecek kadar azdır.

Tüberküloz hastası, güneş gören, rutubetsiz ve sık sık  havalandırılan bir yerde kalmalıdır. Öksürürken, hapşırırken, konuşurken ağzını burnunu kapamayı ihmal etmemelidir.  Aktif tüberküloz olmayan yani balgamında tüberküloz basili görülmeyenler , ilaçlarını düzenli kullanarak çalışma hayatlarına devam edebilirler.

Hastalar ilaçlarını düzenli olarak kullanmalıdır. Kontrollerini ihmal etmemelidir. Kadınlar gebelik, emzirme gibi her durumda doktora danışmalıdır. Beslenmelerine dikkat etmelidir.

Buraya kadar anlatılanlardan anlaşılacağı üzere,  akciğer tüberkülozu yani verem, ciddi bir hastalıktır. Belirtileri kendinde veya çocuğunda gören hastaların acilen hekime gitmesi hayat kurtarır.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir